Küreselleşme ve Liderlik

Küreselleşme ve Liderlik « Liderlik

Çağımızın moda kavramı olan ve dünyayı küçük bir köy haline getirdiği iddia edilen 'küreselleşme' hem uluslararası işletmelerin sınır ötesi etkinliklerinin artması, hem de bu işlemleri çerçeveleyen hukuki ve örgütsel yapıların değişip geleneksel normların dışına çıkması olarak tanımlanır. Kavram olarak 'küresel' sözcüğünün kökeni, yüzyıllar öncesine uzansa da, 'küreselleşme' oldukça yenidir.

Bugün sosyal politikadan kültüre, siyasetten ekonomiye, yeryüzünde her alandaki değişimi ifade eden anahtar bir sözcük olarak kullanılmaktadır. Yalnızca, insanların bindikleri arabaları, yedikleri hamburgerleri ya da içtikleri Cola'ları temsil etmemektedir, yapısal bazı değişiklikleri de beraberinde getirmektedir.

Dünyada 1960'larda ortaya çıkan kavram, 1980'lerde sıkça kullanılmaya başlanmış ve 1990'lı yıllarda ise, etkisini tüm dünyada göstermeye başlamıştır. Küreselleşmeyi başlatan faktörler, ülke ideolojileri, gelişen teknoloji ve ekonomik etkenlerdir. Bu faktörler zamanla yönetim ve liderlik fonksiyonlarına da etki etmiştir.

1. KÜRESEL İŞLETMELERDE YÖNETİM

Küreselleştirme 'serbest ticaret', 'küresel kültürle bütünleşme' ve 'özgürlük' demektir. Ayrıca kıyaslamalı üstünlük, iş bölümü ve ekonomik verimlilik artışı anlamları da gelmektedir. Günümüzde birçok ülke ve işletme ekonomik yönden birbiriyle entegrasyon içindedir.

Bu ülkelerde doğup gelişen uluslararası işletmeler dünya genelinde yaygın bir üretim ve dağıtım ağı kurmaktadır. Ayrıca, yönetim fonksiyonlarını da yeniden gözden geçirmektedir. Böylece, örgütlerin giderek karmaşıklaştığı ve fonksiyonlarının çeşitlendiği bir ekonomik yaşamda bu işletmeler geleceğe daha güvenle bakmaktadır. Şirketlerin iyi yetişmiş profesyoneller tarafından yönetilmesi artık zorunlu hale gelmiştir.

Yönetim alanındaki gelişmeleri yakalayamayan liderlerin işletmeleri yok olma tehlikesi yaşarken, üstün liderlik becerileri gösteren kişilerin şirketleri ise uluslararası pazarlarda büyük başarılar elde etmektedir. Gerçekten de, tüketicilerin tercih ettiği her başarılı markanın arkasında iyi bir lider ve yönetim stili bulunmaktadır.

İstikrarlı ve düzenli büyüyen kurumlar yaratmak için, değişim hızına ayak uydurabilen, bilgi ve analize önem veren, demokratik ve katılımcı niteliklere sahip yönetsel değerler inşa edilmelidir. Bunun için de, işletmenin öz değerleri ile yetişmiş, kompleksiz, ödül ve motivasyona önem veren, yüksek performans sahibi kişiler lider olarak tercih edilmelidir.

2. KÜRESEL İŞLETMELERDE LİDERLERİN ÖZELLİKLERİ

Teknoloji her alanda tüm hızıyla ilerlemekte ve bizleri etkisi altına almaktadır. İletişim ise sınırları ortadan kaldırarak insanların birbirine daha yakın olmasını sağlamaktadır. Artık bir kıtada ya da ülkede yaşanan bir sorundan, çok kısa sürede tüm insanlık haberdar olmaktadır.

Örneğin, Asya ülkelerinde yüzlerce insanın ölmesine neden olan gizemli zatürree hastalığı 'SARS', büyük bir korkuya ve ekonomik sorunlara sebep olmuştur. Bu ülkelerde insanların toplu olarak bulunduğu yerler, alışveriş merkezleri, tiyatrolar, internet cafeler ve sinemalar kapatılmaktadır.

Salgını iletişim organlarından öğrenen tüketiciler, bu ülkelere yapmayı planladıkları seyahatleri iptal ettirmektedir. Böylece birçok işyeri kapanmakta ve ciddi bir kriz baş göstermektedir. Hiç hesapta olmayan bir sorun hızla kalkınan ülkeleri etkileyecek boyutlara ulaşmıştır. Gerçekten karmaşık ve sorunlu bir dünyada yaşıyoruz.

Sadece hastalıklar değil, ülkeler arasında yaşanan bloklaşma, saldırı ve çatışmalar da ekonomik dengeleri altüst etmektedir. Bir sabah uyanıyorsunuz, II. Körfez Savaşı başlamış, Amerika petrol rezervlerini ele geçirmek için Irak'a girmiş, kendi deyimiyle Irak halkını özgürleştiriyor.

Özgürleşen(l) halk her gün bombalanıyor ve başkent Bağdat düşüyor. Saddam heykeli büyük bir gürültüyle yıkılıyor. Geriye yıkık dökük binaların arasında ağlayan çocuklar ve önüne çıkan her şeyi yağmalayan insan portreleri kalıyor. Türkiye de dahil, Irak'ın komşu ülkeleri gelişmeleri kaygıyla izliyor ve ekonomi politikalarını tekrar gözden geçirmek zorunda kalıyor. Sonuçta savaş kısa sürede bitiyor ama bölgede yarattığı güvensizlik işletmeleri ve liderlerini etkilemeye devam ediyor.

Burada cevaplandırılması gereken en önemli soru şudur: "Savaş birkaç ay daha sürmüş olsaydı neler olacaktı?" Cevap aslında zor değil, büyük bir olasılıkla kriz koşullarına hazır olmayan işletmeler teker teker kapanacak ve binlerce insan işsiz kalacaktı.

Bunun yanında, finansal kaynaklarını ve müşteri politikalarını iyi yöneten küresel işletmeler ise krizden en az şekilde etkilenecekti. Bu işletmeler benzer sorunlarla dünyanın her yerinde karşılaşmalarına rağmen liderlerinin deneyimi ve yeteneği sayesinde istikrarlı büyümeye devam etmektedir.

Ayrıca, 'geleceği tahmin etme ve isabetli kararlar alma' gibi özellikler de bölgesel sorunların üstesinden gelmelerine yardımcı olmaktadır. O halde her yönetici, küresel işletme liderlerinin özelliklerini kendine model almalıdır.

Küresel işletme liderlerinin temel özellikleri şunlardır:

o Dürüst ve çalışkandır. Yeniliklere ve gelişime her zaman açıktır.
o Davranışları ve çalışkanlığı ile önder kişidir.
o İşletmenin hedeflerine ve geleceğine odaklıdır.
o Şirkete ve işine daima bağlıdır. Şirket çıkarlarını her şeyin üstünde tutar.
o Sorunlara karşı güçlü ve dirençlidir. Problemlerden kaçmak yerine, çözmek için üstün çaba sarf eder.
o Çalışanların bilgi ve becerilerini iyi bilir ve işleri buna göre delege eder.
o Personelde çalışma arzusu ve hırsı yaratır.
o Şirket kültürünün oluşmasında önemli rol oynar. Mevcut kültürü ise modern tekniklere göre revize eder.
o İyi bir iletişim yeteneğine ve ustalığına sahiptir. Ne söylemek ve ne yapmak istediği herkes tarafından kolaylıkla anlaşılır.

Küresel İşletmelerin liderleri yeni bir yönetim konsepti olan 'Life Coaching', Hayat Koçluğu yapmaktadır. ABD ve İngiltere'de başlayan bu yönetim modeli vizyon ve strateji belirlemede liderlere yardımcı olmaktadır. Böylece, çevresindeki olaylara reaksiyon gösteren, yaşam enerjisini ve yaşantısını planlayan bir liderlik anlayışı yaygınlaşmaktadır.